Showing posts with label mekanlar. Show all posts
Showing posts with label mekanlar. Show all posts

Sunday, December 29, 2013

Karaköy kalp kahvaltı...

Karaköy ve kahvaltı.. Bu iki kelime şu anda İstanbul'da en enn sevdiğim semti ve günün yine en sevdiğim öğününü konuşturuyor kesinlikle..

Karaköy ve kahvaltıseverler için 2 yeni öneri:

1. Mums Cafe:

Açık büfe, küçük, ve hafta sonları yer bulmak için erken gidilmesi gereken bir yer...
Kahvaltının vazgeçilmezlerinin yanı sıra yeni tatlar, güzel dekor, samimi ortam, sıcak insanlar...
Bayıldım!

Mums Cafe

2.Ferahfeza:

Ortaya sere serpe, güzel peynir zeytin ve söğüş tabakları, teras sefası...
Afiyet olsun! :)

Ferahfeza

Wednesday, June 12, 2013

Londra'da mutlaka

ben geldim Londra, bi merhaba de! :)

1. Konaklama/Ulaşım

Konaklama için metroya yakın herhangi bir yer tercih edilebilir bence. Eğer 4 ya da daha fazla gün kalınacaksa ev kiralamak daha hesaplı, ben öyle yaptım, pek memnun kaldım :)

Ulaşım için ise yine kalacağınız güne ister olyster (İstanbul'daki akbil oluyor bu) ya da travel card'dan biri tercih edilebilir. Ben 6 gün kaldığım için 1 haftalık travel card aldım. Kesinlikle değdi.

evimizin önünden :)

2. St. Jame's Park

"Büyük şehirlerde yeşil alan nasıl korunur?"un  en güzel örneği... Londra...

St. Jame's Park

St. Jame's Park


St. Jame's park benim gittiğim parklar arasında en güzeliydi.. Özellikle hava güzelse, bence gidin bir sandviç bir de kahve alın, çimlere serilin, kitabınızı gazetenizi açın, içinize o havayı çekin, sonra yayıla yayıla yiyin için okuyun, keyif yapın...

keyif..

sonra peşinden bir dondurma patlatın... bak nasıl da canım çekti... :)

mamamia..

Etrafı gezerken belki kraliçenin atlı askerlerine rastlayabilirsiniz...

atlı askerler

Bu ördekler ve kuşlar İstanbul'da yaşasa muhtemelen biber gazından ölmüşlerdi...

kuşlar böcekler

Bunları da sordum ama siparişle olmuyormuş :)

sarı bıdık...

3. Buckingham Palace

İngiliz kraliyet ailesinin oturduğu saray...
Parka kadar gitmişken görülmeli derim...
Şu meşhur muhafız değiştirme töreni de burada yapılıyor..
Saat 11.00 ya da 11.30'da olduğunu okumuştum ama maalesef ben denk gelemedim..

Buckingham Palace

4. Siyah Taksi

Belki turistik değil, ama konforu için kesinlikle denenebilir :)

black taxi

5. London Eye

Avrupa'nın en büyük dönme dolabı olmasının dışında pek bir esprisi yok bence :) Uzun kuyruklar yoksa gelmişken binelim dediklerimden...

London Eye

6. Big Ben

Ünlü saat kulesi... 4 tarafı saatle kaplı...

Big Ben

7. Westminster Abbey

Big Ben'in hemen yanındaki kilise... Isaac Newton ve Charles Darwin burada gömülüymüş.

Westminster Abbey

8. Sincaplar

Neredeyse tüm parklarda sincaplar var.. Üstelik acıkınca evcil olabiliyorlar :) Giderken yanınızda ceviz, erik, fındık, vs götürürseniz sizi de seveceğinden eminim :)

sincaplar

9. Pub'lar

İngilizler gerçekten bira ve pub işini ciddiye alıyor :) Her köşe başı, özellikle akşam 18.00 ve sonrasında kıpır kıpır...
İnsanlar biralarını alıp kapılarda.... Hem sohbet ediyor, hem içiyor..

english pub

10. South Kensington

Fazla turistik olmayan bir yerler de görelim diyorsanız üniversite gençliğine yakın olan bu hareketli meydan tercih edilebilir..

South Kensington meydanı

Sunday, December 30, 2012

Kauf!

Okuduğum günden beri gitmek için can attığım ve sağ olsun beni hiç hayal kırıklığına uğratmamış bir mekan.... "Şarküteri" kelimesine bakış açınızı değiştirtecek türden... Beyoğlu'nda... Nupera'nın altında, Auf'un ise hemen yanında... adı Kauf... 

Kapıyı açıp içeri girdiğiniz an büyülenme başlıyor... Etrafta el yapımı reçellerle dolu raflar, ortada tek ve kocaaaman bir masa, mis gibi el yapımı ekmek kokuları... Hayranlığınızı dile getirdiğinizde "Burası benim evim oldu." diye cevaplıyor sizi garson..  El yapımı ekmekler ve birazdan bahsedeceğim acı biber salçası onun eseri... o kadar sevmiş, o kadar sahiplenmiş mekanı....

Masanın bir köşesine yerleşip incelemeye koyuluyorum hemen... Ben yılbaşı öncesi gittiğim için ayrıntılarda da yeni yıl konsepti hakim... Değişik pastalar, rengarenk kurabiyeler, kardan adam mumluklar....


Etrafı seyrede seyrede yiyecek seçimine geçiyoruz.. Kauf'ta konsept basit... Çeşit çeşit peynirlerin ve etlerin olduğu bir dolap var. Burada gramajla sipariş veriyorsunuz... Biz iki kişiydik ve füme antrikotun yanında 50'şer gram aşağıdaki peynir çeşitlerini denedik...

emmental
abaza
isli keçi peyniri
kars kaşarı



Bunların dışında közlenmiş kırmızı pancar, acı biber salçası, yeşil zeytin gibi atıştırmalıklar da var... Peynir seçimlerinde hangi peynirlerin birbirine yakışacağı konusunda garson (adı Mehmet ve süper bir insan kendisi) konuyu oldukça hakim... Güzel güzel ikramlarla sofranızı tamamlıyor da aynı zamanda... :)

Yediğimiz her şey inanılmaz lezzetliydi.... Manzara aşağıdaki gibiyken ve ben kırmızı şarabımı yudumlarken sadece rüyada olduğumu düşündüm...


Kauf'ta inanılmaz güzel kavonazlara konulmuş reçelleri ya da kurabiyeleri satın almanız da mümkün...


Canı değişiklik isteyenlere ve "biraz şarap biraz peynir olsun, benim olsun..." diyenlere itinayla tavsiye edilir...

Thursday, November 22, 2012

Kadıköy çarşı

benim gibi mahalle kültürünü seviyorsanız eğer,
kaotik ortamlara karşı da fobim yoktur diyorsanız,
günün birinde kadıköy çarşıya yolunuzu düşürün derim :]

geçtiğimiz hafta sonu, bozulan bilgisayarımı yaptırmak üzere kadıköy bilişim(!) pasajlarından birine gittim...
gelmişken değişiklik olsun dedim, çarşı içine dalıverdim..
evet çok kalabalık, evet çok karışık,
ama bir yanınız balıkçılar, diğer yanınız pazarcılar...
önünüzde sırtında hasır sepetiyle gezen taşıyıcılar,
baharatçılar, on numara şarküteriler..
geçmişi hissetmemenize, eski günlere dönmemenize, im kan yok....
manavlardan bolca taze salata malzemesi,
kuruyemişçilerden ara öğünlerde atıştırmak için sıcacık kuruyemiş,
şarküteriden hem kahvaltılık hem de şarap yanı envai çeşit peynir zeytin aldıktan sonra yoluma devam ettim...

meydana doğru ilerlediğinizde çay yanına şenlik tatlı tuzlu kurabiyeleriyle Beyaz Fırın,
hemen yanında el yapımı şekerleri ve çikolatalarıyla meşhur Şekerci Cafer Erol'u görüyorsunuz...
aağıda fotoğrafını gördüğünüz meyveli şekerler buradan..
hiç tereddütsüz söyleyebilirim ki; sadece görüntü değil lezzet de muhteşem...
yanında da sade türk kahvesi.. mm mmm :]
kup griye tatlısının yaratıcısı Baylan pastanesi,
ve lokum dolu vitriniyle Hacı Bekir de tavsiye etmeden geçemeyeceklerimden...

yeme içmenin dışında antikacılar sokağı,
bir sokağı boylu boyluca dolduran, türk kahvesi molası verebileceğiniz cafeler,
ikinci el kitapçılar,
ve pasajlar...
farklı biz gözle baktığım bu kadıköyü sevdim.. ben...

Tuesday, September 11, 2012

çubuk feraye

bazen karın hafif atıştırmak ister...
ama can hiçbir şey çekmez ya..
işte tam da o zamanlarda denemeniz için süper bir tavsiye size..
adı çubuk feraye...

reklam gibi olacak ama her defasında memnun kaldığım için canı gönülden tavsiye ediyorum...
Casita'da deneyebilirsiniz...
şimdiden afiyet ola ;)

Friday, June 29, 2012

sütlü türk kahvesi

Eskiden.. Granül kahveler bu kadar yaygın değilken.. Cam çay bardağına türk kahvesi yapardı babaneler.. Sütü bol, kahvesi az olandan :)

Taksimde, Galatasaray'da lisenin tam da yanında, arada bir kafe vardır hani, adı Ara sahibi Ara Güler olan... İşte orada bu kahvelerden hala yapıyorlar :) Ben bayıldım.. Benim gibi eskiyi sevenlerin aklında bulunsun...



Wednesday, June 20, 2012

anason

bir yer düşünün..
haliç essin..
anason koksun...
asmaların altına masalar konsun..
sadece zeki müren, emel sayın ve türevleri söylensin..
masaların üstü örtü yerine saman kağıdı dolsun...
enfes mezeler yensin..
çay bardağında içilsin rakılar...
ve de kokoş olmasın komşu masalar..

bu yer Karaköy'de, Galata köprüsünün hemen ayağında.. adı; Akın Balık..

Sunday, June 10, 2012

Karabatak

Biz kurumsal insanların içinde hep bir kafe açma hayali vardır... Birileri benimkini gerçekleştirmiş...

Eski bir binada küçük bir kafe, çalıp götürülesi bir dekor, güzel kahveler, az ve öz insan... Adı Karabatak... Karaköy'de gidilesi, sevilesi, dinlenilesi, tatlı mı tatlı bir yer... İtinayla tavsiye edilir :)