"Kafamda Bir Tuhaflık" bir Orhan Pamuk kitabı..
İçinde İstanbul var, 50 yıllık dönüşümü ile birlikte...
Köylerinden gelen ve zamanında bir arsa kapatan insanların şimdi birer apartman sahibi olduğu hikayelerini çoğumuz dinlemişizdir..
Bu hikayeleri anlatıyor Orhan Pamuk, oldukça basit ve akıcı bir dille..
Köylerinden bir umutla gelip tutunabilenler ve tutunamayanlar geçiyor bu hikayelerde...
Aradığını bulabilenler ve pek tabi bulamayanlar...
Bir taraftan bir çoğumuzun unuttuğu bir çoğumuzunsa hiç görmediği meslekler tatlandırıyor hikayeyi, bozacılık yoğurtçuluk gibi...
Sonra aşkı anlatıyor, en basit en masum haliyle...
Başlarda akmıyor gibi hissetse de bir kaç sayfa çevirince elinizden bırakamıyorsunuz kitabı ve başkahramanı Mevlut'u...
Bende iz bırakanlardan oldu... Kitap arayışında olanların da aklında bulunsun... Sevgilerimle...
Showing posts with label istanbul. Show all posts
Showing posts with label istanbul. Show all posts
Sunday, November 1, 2015
Sunday, December 29, 2013
Karaköy kalp kahvaltı...
Karaköy ve kahvaltı.. Bu iki kelime şu anda İstanbul'da en enn sevdiğim semti ve günün yine en sevdiğim öğününü konuşturuyor kesinlikle..
Karaköy ve kahvaltıseverler için 2 yeni öneri:
1. Mums Cafe:
Açık büfe, küçük, ve hafta sonları yer bulmak için erken gidilmesi gereken bir yer...
Kahvaltının vazgeçilmezlerinin yanı sıra yeni tatlar, güzel dekor, samimi ortam, sıcak insanlar...
Bayıldım!
2.Ferahfeza:
Ortaya sere serpe, güzel peynir zeytin ve söğüş tabakları, teras sefası...
Afiyet olsun! :)
Karaköy ve kahvaltıseverler için 2 yeni öneri:
1. Mums Cafe:
Açık büfe, küçük, ve hafta sonları yer bulmak için erken gidilmesi gereken bir yer...
Kahvaltının vazgeçilmezlerinin yanı sıra yeni tatlar, güzel dekor, samimi ortam, sıcak insanlar...
Bayıldım!

Mums Cafe
2.Ferahfeza:
Ortaya sere serpe, güzel peynir zeytin ve söğüş tabakları, teras sefası...
Afiyet olsun! :)
Ferahfeza
Monday, March 11, 2013
Zeyrekhane...
Adı Zeyrekhane...
Yeri Fatih'te, Zeyrek mahallesinde...
Zeyrek'in eski anlamı akıl...
Fatih zamanında medrese olarak kullanılmış.
Şu anda Koç grubu ait ve ve şahane bir restaurant olarak hizmet veriyor..
Mekanın dışı kadar içi de korunmuş.
Dekorasyon tarihi dokuya inanılmaz uygun...
Müzikler de ambiyansı tamamlıyor...
Biz erken saatte gittiğimiz için kahvaltıyı tercih ettik...
Yediğimiz her şey lezzetli, servis takdire şayandı....
Kahvaltı sonrasında bahçeye çıkıp şahane manzaranın tadını çıkarmak kaçınılmaz...
Hele yanında bir de Türk kahvesi varsa, tadından yenmez :)
Bir tarafta Süleymaniye cami, bir tarafta Haliç ve Galata kulesi..
tüm eski İstanbul ayağınızın altında...
Benim gibi değişik yerler görmeyi sevenlerdenseniz Zeyrek mahallesini de mutlaka turlayın derim...
sokakta koşturan çocuklar...
bahçelere asılı çamaşırlar...
ibadethaneler sokağında restorasyon çalışmaları devam eden camiler...
eski binalar...
eski arabalar...
bence görülmeye kesinlikle değerler...
Yeri Fatih'te, Zeyrek mahallesinde...
Zeyrek'in eski anlamı akıl...
Fatih zamanında medrese olarak kullanılmış.
Şu anda Koç grubu ait ve ve şahane bir restaurant olarak hizmet veriyor..
Mekanın dışı kadar içi de korunmuş.
Dekorasyon tarihi dokuya inanılmaz uygun...
Müzikler de ambiyansı tamamlıyor...
Biz erken saatte gittiğimiz için kahvaltıyı tercih ettik...
Yediğimiz her şey lezzetli, servis takdire şayandı....
Kahvaltı sonrasında bahçeye çıkıp şahane manzaranın tadını çıkarmak kaçınılmaz...
Hele yanında bir de Türk kahvesi varsa, tadından yenmez :)
Bir tarafta Süleymaniye cami, bir tarafta Haliç ve Galata kulesi..
tüm eski İstanbul ayağınızın altında...
Benim gibi değişik yerler görmeyi sevenlerdenseniz Zeyrek mahallesini de mutlaka turlayın derim...
sokakta koşturan çocuklar...
bahçelere asılı çamaşırlar...
ibadethaneler sokağında restorasyon çalışmaları devam eden camiler...
eski binalar...
eski arabalar...
bence görülmeye kesinlikle değerler...
Zeyrekhane - restaurant içi
Zeyrekhane - kahvaltı
Zeyrekhane - bahar
Zeyrekhane - bahçede kahve keyfi
Zeyrek mahallesi - adaşım İrem :)
Zeyrek mahallesi - olmamış incir ikramı
Zeyrek mahallesi - eski binalar
Sunday, March 10, 2013
Rigatoni!
Alışveriş merkezlerini sevmem ama City's Mahalle epeydir gidip görmek istediğim yerlerden biriydi...
Geçtiğimiz hafta içi istediğimi elde ettim :)
Ve de pek beğendim...
İtalyan mutfağı ile arası iyi olanlara Rigatoni'yi de tavsiye ediyorum...
Ben carpaccio pizza denedim, şahaneydi...
Geçtiğimiz hafta içi istediğimi elde ettim :)
Ve de pek beğendim...
İtalyan mutfağı ile arası iyi olanlara Rigatoni'yi de tavsiye ediyorum...
Ben carpaccio pizza denedim, şahaneydi...
Sunday, December 30, 2012
Kauf!
Okuduğum günden beri gitmek için can attığım ve sağ olsun beni hiç hayal kırıklığına uğratmamış bir mekan.... "Şarküteri" kelimesine bakış açınızı değiştirtecek türden... Beyoğlu'nda... Nupera'nın altında, Auf'un ise hemen yanında... adı Kauf...
Kapıyı açıp içeri girdiğiniz an büyülenme başlıyor... Etrafta el yapımı reçellerle dolu raflar, ortada tek ve kocaaaman bir masa, mis gibi el yapımı ekmek kokuları... Hayranlığınızı dile getirdiğinizde "Burası benim evim oldu." diye cevaplıyor sizi garson.. El yapımı ekmekler ve birazdan bahsedeceğim acı biber salçası onun eseri... o kadar sevmiş, o kadar sahiplenmiş mekanı....
Masanın bir köşesine yerleşip incelemeye koyuluyorum hemen... Ben yılbaşı öncesi gittiğim için ayrıntılarda da yeni yıl konsepti hakim... Değişik pastalar, rengarenk kurabiyeler, kardan adam mumluklar....
Etrafı seyrede seyrede yiyecek seçimine geçiyoruz.. Kauf'ta konsept basit... Çeşit çeşit peynirlerin ve etlerin olduğu bir dolap var. Burada gramajla sipariş veriyorsunuz... Biz iki kişiydik ve füme antrikotun yanında 50'şer gram aşağıdaki peynir çeşitlerini denedik...
emmental
abaza
isli keçi peyniri
kars kaşarı
Yediğimiz her şey inanılmaz lezzetliydi.... Manzara aşağıdaki gibiyken ve ben kırmızı şarabımı yudumlarken sadece rüyada olduğumu düşündüm...
Kauf'ta inanılmaz güzel kavonazlara konulmuş reçelleri ya da kurabiyeleri satın almanız da mümkün...
Canı değişiklik isteyenlere ve "biraz şarap biraz peynir olsun, benim olsun..." diyenlere itinayla tavsiye edilir...
Thursday, November 22, 2012
Kadıköy çarşı
benim gibi mahalle kültürünü seviyorsanız eğer,
kaotik ortamlara karşı da fobim yoktur diyorsanız,
günün birinde kadıköy çarşıya yolunuzu düşürün derim :]
geçtiğimiz hafta sonu, bozulan bilgisayarımı yaptırmak üzere kadıköy bilişim(!) pasajlarından birine gittim...
gelmişken değişiklik olsun dedim, çarşı içine dalıverdim..
evet çok kalabalık, evet çok karışık,
ama bir yanınız balıkçılar, diğer yanınız pazarcılar...
önünüzde sırtında hasır sepetiyle gezen taşıyıcılar,
baharatçılar, on numara şarküteriler..
geçmişi hissetmemenize, eski günlere dönmemenize, im kan yok....
manavlardan bolca taze salata malzemesi,
kuruyemişçilerden ara öğünlerde atıştırmak için sıcacık kuruyemiş,
şarküteriden hem kahvaltılık hem de şarap yanı envai çeşit peynir zeytin aldıktan sonra yoluma devam ettim...
meydana doğru ilerlediğinizde çay yanına şenlik tatlı tuzlu kurabiyeleriyle Beyaz Fırın,
hemen yanında el yapımı şekerleri ve çikolatalarıyla meşhur Şekerci Cafer Erol'u görüyorsunuz...
aağıda fotoğrafını gördüğünüz meyveli şekerler buradan..
hiç tereddütsüz söyleyebilirim ki; sadece görüntü değil lezzet de muhteşem...
yanında da sade türk kahvesi.. mm mmm :]
kup griye tatlısının yaratıcısı Baylan pastanesi,
ve lokum dolu vitriniyle Hacı Bekir de tavsiye etmeden geçemeyeceklerimden...
yeme içmenin dışında antikacılar sokağı,
bir sokağı boylu boyluca dolduran, türk kahvesi molası verebileceğiniz cafeler,
ikinci el kitapçılar,
ve pasajlar...
farklı biz gözle baktığım bu kadıköyü sevdim.. ben...
Tuesday, September 25, 2012
Tuesday, September 11, 2012
Monday, September 10, 2012
vapur ve keyif
bi vapur..
istikamet benim semt.. kadıköy..
yine son anda yetişmişim..
yer kapmak için kenarlardan zıplayarak binmişim...
ee başarmışım da tabi...
dışarıda oturabilen şanslılardanım vesselam..
ayaklarımıysa bir güzel dayamışım kenarlara..
çizgili pubuçlarımla...
hava ılık mı ılık...
güneş var ama sadece göz kıstırıyor..
hafif bir rüzgar... hafiften yüzüme yağan su damlaları...
tam eylül havası...
uzaktan da olsa muhteşem sarayburnu manzarası sonra...
okuduğum kitapları hatırlatan cinsten.. aydınlık..
çay simit martı üçlüsü yok bu defa.. çünkü onlar üst katta...
ama, arada sırada elde ettiğimizden olsa gerek, bu şansı..
vapur yinee güzel.. bu his heep özel..
işte böyle..
ben keyif.. vapur keyif... istanbul.. apayrı bir keyif.. :]
istikamet benim semt.. kadıköy..
yine son anda yetişmişim..
yer kapmak için kenarlardan zıplayarak binmişim...
ee başarmışım da tabi...
dışarıda oturabilen şanslılardanım vesselam..
ayaklarımıysa bir güzel dayamışım kenarlara..
çizgili pubuçlarımla...
hava ılık mı ılık...
güneş var ama sadece göz kıstırıyor..
hafif bir rüzgar... hafiften yüzüme yağan su damlaları...
tam eylül havası...
uzaktan da olsa muhteşem sarayburnu manzarası sonra...
okuduğum kitapları hatırlatan cinsten.. aydınlık..
çay simit martı üçlüsü yok bu defa.. çünkü onlar üst katta...
ama, arada sırada elde ettiğimizden olsa gerek, bu şansı..
vapur yinee güzel.. bu his heep özel..
işte böyle..
ben keyif.. vapur keyif... istanbul.. apayrı bir keyif.. :]
Thursday, July 26, 2012
ayaklarımda şıppıdı pabuçlarla
bir şehir… hem de en sevdiğim şehir.. adı İstanbul..
bir semt… tam da deniz kenarında.. adı Moda..
bir manzara.. önü deniz, ilerisi bir eski iskele…
bir bank… o denizin tam da karşı tarafında…
bir mevsim.. geceleri gökyüzü hep yıldızlarla..
sonra bir rüzgar.. hafiften bir esinti…
ve de huzur…
Wednesday, July 18, 2012
tekne gezisi
İstanbulda yaşayanlara;
Biz bu hafta sonu tekne gezisi yaptık. Oldukça eğlenceliydi. :) İstanbulda, gündüz ya da gece, saatle tekne kiralayan bir sürü şirket bulunmakta. İletişim kurulacak kişiyi bulmak biraz uğraş gerektiriyor ancak sonuç muhteşemdi…
10 kişilik bir grup, yiyecek ve içeceğimizi kendimiz götürdük. Yaz sıcağında, mis gibi ılık boğaz havasında, müzikler eşliğinde, 3 saat süren püfür püfür bir akşam geçirdik…
Ne de iyi geldi J
Bizim teknemiz aşağıdaki değildi, çünkü ben teknenin fotoğrafını çekmedim J Böyle akşamlarda fotoğraf çekmek yerine elinden geldiğince anın tadını çıkarmayı tercih edenlerdenim… Bizim konsepte yakın bir tekne olduğu için internetten bu resmi seçtim… İlgilenenler tekne kiralama yazıp google’lasınlar… Alternatif İstanbuldaki kadar çok olmasa bile bu kiralamalar diğer şehirlerde de yapılıyor… Tavsiye ederim…
Monday, July 2, 2012
masumiyet müzesi..
adı Masumiyet Müzesi..
yeri Çukurcuma...
3 katlı tatlı bir bina..
kulağa tanıdık gelen romandan filmdi hep..
ama bu sefer romandan bir müze..
yazarı Orhan Pamuk...
konu klasik, ve tam benlik..
yıl 1950.. (evet, ben eskiyi hep çok sevdim)
değeri ancak kaybedildikten sonra anlaşılan bir kadın… adı Füsun…
Füsun’a vurgun bir adam… tanıdık bir ad.. Kemal…
ve pek tabi, Kemal’in Füsun’a aşkı…
kimine göre tutku kimine göre saplantı…
yine kavuşamayanlardan geliyor hikaye..
öyle bir hikaye ki; kaybettiğini anladıktan sonra yapılan niyeti gizli ziyaretler..
sırf O’nu hatırlatsın diye gizlice toplanan O’na ait objeler..
tam 4.213 adet izmarit mesela…
ve O’nun eşyalarından bu müze..
masum bir müze..
Müzeyle Orhan Pamuk bizzat kendisi ilgilenmiş, yazarın da farklı bir tarafını görmek kaçınılmaz bu nedenle..
Müzede beni en çok vuran cümle..
Mutluluk insanın sevdiği kişiye yakın olmasıdır yalnızca…
evet, aslında her şey bu kadar basit..
Wednesday, June 20, 2012
anason
bir yer düşünün..
haliç essin..
anason koksun...
asmaların altına masalar konsun..
sadece zeki müren, emel sayın ve türevleri söylensin..
masaların üstü örtü yerine saman kağıdı dolsun...
enfes mezeler yensin..
çay bardağında içilsin rakılar...
ve de kokoş olmasın komşu masalar..
bu yer Karaköy'de, Galata köprüsünün hemen ayağında.. adı; Akın Balık..
haliç essin..
anason koksun...
asmaların altına masalar konsun..
sadece zeki müren, emel sayın ve türevleri söylensin..
masaların üstü örtü yerine saman kağıdı dolsun...
enfes mezeler yensin..
çay bardağında içilsin rakılar...
ve de kokoş olmasın komşu masalar..
bu yer Karaköy'de, Galata köprüsünün hemen ayağında.. adı; Akın Balık..
Sunday, June 10, 2012
Karabatak
Biz kurumsal insanların içinde hep bir kafe açma hayali vardır... Birileri benimkini gerçekleştirmiş...
Eski bir binada küçük bir kafe, çalıp götürülesi bir dekor, güzel kahveler, az ve öz insan... Adı Karabatak... Karaköy'de gidilesi, sevilesi, dinlenilesi, tatlı mı tatlı bir yer... İtinayla tavsiye edilir :)
Eski bir binada küçük bir kafe, çalıp götürülesi bir dekor, güzel kahveler, az ve öz insan... Adı Karabatak... Karaköy'de gidilesi, sevilesi, dinlenilesi, tatlı mı tatlı bir yer... İtinayla tavsiye edilir :)
Subscribe to:
Posts (Atom)





















