Wednesday, June 12, 2013

o la la..

yaz sen ne güzelsin bir mevsimsin... :)


madrid is calling...

bu fincanları Madrid'den almıştım... 2009'da...
hiç kullanmadığımı fark edince kendime bir türk kahvesi yaptım hemen,
en köpüksüzünden.. :) sonra da bir güzel höpürdettim..
iremlovestürkkahvesi... iremkalptürkkahvesi... :)

bu baharın en güzel çiçekleri...

nasıl güzeller.. var mı daha ötesi...

pilates :)

baktıkça bakasım geliyor arkadaş... pembe rengi de sevmem halbuki... ama çok şirin değiller mi? :)

pink

Londra'da mutlaka

ben geldim Londra, bi merhaba de! :)

1. Konaklama/Ulaşım

Konaklama için metroya yakın herhangi bir yer tercih edilebilir bence. Eğer 4 ya da daha fazla gün kalınacaksa ev kiralamak daha hesaplı, ben öyle yaptım, pek memnun kaldım :)

Ulaşım için ise yine kalacağınız güne ister olyster (İstanbul'daki akbil oluyor bu) ya da travel card'dan biri tercih edilebilir. Ben 6 gün kaldığım için 1 haftalık travel card aldım. Kesinlikle değdi.

evimizin önünden :)

2. St. Jame's Park

"Büyük şehirlerde yeşil alan nasıl korunur?"un  en güzel örneği... Londra...

St. Jame's Park

St. Jame's Park


St. Jame's park benim gittiğim parklar arasında en güzeliydi.. Özellikle hava güzelse, bence gidin bir sandviç bir de kahve alın, çimlere serilin, kitabınızı gazetenizi açın, içinize o havayı çekin, sonra yayıla yayıla yiyin için okuyun, keyif yapın...

keyif..

sonra peşinden bir dondurma patlatın... bak nasıl da canım çekti... :)

mamamia..

Etrafı gezerken belki kraliçenin atlı askerlerine rastlayabilirsiniz...

atlı askerler

Bu ördekler ve kuşlar İstanbul'da yaşasa muhtemelen biber gazından ölmüşlerdi...

kuşlar böcekler

Bunları da sordum ama siparişle olmuyormuş :)

sarı bıdık...

3. Buckingham Palace

İngiliz kraliyet ailesinin oturduğu saray...
Parka kadar gitmişken görülmeli derim...
Şu meşhur muhafız değiştirme töreni de burada yapılıyor..
Saat 11.00 ya da 11.30'da olduğunu okumuştum ama maalesef ben denk gelemedim..

Buckingham Palace

4. Siyah Taksi

Belki turistik değil, ama konforu için kesinlikle denenebilir :)

black taxi

5. London Eye

Avrupa'nın en büyük dönme dolabı olmasının dışında pek bir esprisi yok bence :) Uzun kuyruklar yoksa gelmişken binelim dediklerimden...

London Eye

6. Big Ben

Ünlü saat kulesi... 4 tarafı saatle kaplı...

Big Ben

7. Westminster Abbey

Big Ben'in hemen yanındaki kilise... Isaac Newton ve Charles Darwin burada gömülüymüş.

Westminster Abbey

8. Sincaplar

Neredeyse tüm parklarda sincaplar var.. Üstelik acıkınca evcil olabiliyorlar :) Giderken yanınızda ceviz, erik, fındık, vs götürürseniz sizi de seveceğinden eminim :)

sincaplar

9. Pub'lar

İngilizler gerçekten bira ve pub işini ciddiye alıyor :) Her köşe başı, özellikle akşam 18.00 ve sonrasında kıpır kıpır...
İnsanlar biralarını alıp kapılarda.... Hem sohbet ediyor, hem içiyor..

english pub

10. South Kensington

Fazla turistik olmayan bir yerler de görelim diyorsanız üniversite gençliğine yakın olan bu hareketli meydan tercih edilebilir..

South Kensington meydanı

Tuesday, April 30, 2013

Londra'da mutlaka..

Geçtiğimiz hafta 23 Nisan tatilini fırsat bilen ben, 6 günlüğüne Londra'ya gittim...
Londra muh te şem di!
Gezip gördüklerimi, yiyip içtiklerimi bir an önce anlatmak istiyorum...
Yazmak için sabırsızlanıyorum... :)
Birikmiş işlerimi ve dolup taşan inbox'ımı biraz hafifleteyim,
İlk fırsatta oturacağım bilgisayar başına, uzun uzuuuun yazmak için bu defa... :)

meleklerle yaşamak...

bu aralar bir kitaba sardım... adı Meleklerle Yaşamak... yazarı Beki Erikli.
şipşak okunan cinsten, sade ve basit bir anlatım...
içerik ise bir takım spiritüel konular :) kimine ütopik gelecek cinsten...
yazarın "isterseniz tamamına inanmayın, sadece inandığınız kadarını yanınıza alın" yaklaşımını sevdim..
melekleri hep yanında hissetmeye ihtiyacı olanlara naçizane tavsiyemiz olsun... :)


Monday, April 15, 2013

fark etmeden..

Demet Evgar'ın şarkı söylediğini bilmezdim..
Dinleyince hem şaşırdım hem de çok beğendim...
buyrun size "Fark etmeden"... (izlemek isteyenler buraya..)

Susamış suların akışı gibi
Çaresiz gözlerin bakışı gibi
Kapının ansızın çalışı gibi
Akrebin ateşte yanışı gibi
 
Vazgeçip uzaktan senin yanında
Kendime cevapsız soru sormuşum
Kaybolup giderken fırtınalarda
Kendimce bir ıssız ada bulmuşum
 
Fark etmeden fark etmeden
Fark etmeden senin olmuşum
...

bu ilkbaharda ...

... bizim evin çiçekleri.

 

Monday, March 11, 2013

Zeyrekhane...

Adı Zeyrekhane...
Yeri Fatih'te, Zeyrek mahallesinde...
Zeyrek'in eski anlamı akıl...
Fatih zamanında medrese olarak kullanılmış.
Şu anda Koç grubu ait ve ve şahane bir restaurant olarak hizmet veriyor..

Mekanın dışı kadar içi de korunmuş.
Dekorasyon tarihi dokuya inanılmaz uygun...
Müzikler de ambiyansı tamamlıyor...
Biz erken saatte gittiğimiz için kahvaltıyı tercih ettik...
Yediğimiz her şey lezzetli, servis takdire şayandı....

Kahvaltı sonrasında bahçeye çıkıp şahane manzaranın tadını çıkarmak kaçınılmaz...
Hele yanında bir de Türk kahvesi varsa, tadından yenmez :)
Bir tarafta Süleymaniye cami, bir tarafta Haliç ve Galata kulesi..
tüm eski İstanbul ayağınızın altında...

Benim gibi değişik yerler görmeyi sevenlerdenseniz Zeyrek mahallesini de mutlaka turlayın derim...
sokakta koşturan çocuklar...
bahçelere asılı çamaşırlar...
ibadethaneler sokağında restorasyon çalışmaları devam eden camiler...
eski binalar...
eski arabalar...
bence görülmeye kesinlikle değerler...


Zeyrekhane - restaurant içi

Zeyrekhane - kahvaltı

Zeyrekhane - bahar


Zeyrekhane - bahçede kahve keyfi

Zeyrek mahallesi - adaşım İrem :)

Zeyrek mahallesi - olmamış incir ikramı

Zeyrek mahallesi - eski binalar